BÜYÜK MÜRŞİDİ KAMİL ŞEYH ALİ KARA(K.S) EFENDİ HAZRETLERİ'NİN

2004-01-15 11:39:00

                                      Şeyh Osman Efendi feyzi herkese saçarak dağıtırmış. Şeyh Ali Efendi'ye, sana sayarak, bire bir, demiş. Bir çalışacaksın, bir karşılık alacaksın. Şeyh Ali Efendi de dervişlerine;
- Ben bire bir aldım, bire bir veririm, demiş.

  

Bir gün türbeye bir derviş gelip, eşiğe oturmuş. Şeyh Ali efendi dervişi bir türlü içeri çağırmıyormuş. Hanımı;
- Efendi, içeri çağır, yazıktır, demiş. Şeyh Ali Efendi şöyle cevap vermiş:
- Ben dervişlerimi Cennet'e derviş olarak değil, evliya olarak sokmak istiyorum. Onun için çağırmıyorum.

 

Şeyh Ali Efendi, Şeyh Osman Efendi'nin bahçesindeki pislikleri bir çuvala koyar. Sırtında cadde oratında geçirirmiş. Delik yeri eli ile tıkar, elinin üstüne pislikler akarmış.

ŞeyhAli Efendi diyor ki:

"Allah sıkıntı verir, o hayra vesiledir.Her sıkıntıda insan bir eksiğini tamamlar."

 Allah'ın olmadığı zerre yoktur. Allah kendisini unutturacak sıkıntı vermesin. 

 Dervişteki bir damla gözyaşı ummandır. Ama o gözyaşını akıtmalı, öyle akıtmalı ki, içinde kaybolmalı.

 

Şeyh diyor ki: "Bir derviş yıkanıncaya kadar dahi tevhidi dilden bırakmayacak. Evliyanın içi de, dışı da temizdir

Şeyh Ali Efendi üç yudumdan fazla su içmezdi; çok susadığiı zaman dört yudum içerdi

Birisi şeyhe demiş ki: "Ben arkadaş sevgisi istiyorum"; şeyh de demiş ki: "Geriye ne kaldı ki..." Arkadaş sevgisini içimizde taşıyalım. Şeyhe ulaştıran arkadaştır.

Dervişler bir davete gitmişler. Yemekten bir kaşık alanın gözünden yaş akarmış. Dervişin biri demiş ki, yapan gözyaşıyla yapmış herhalde. Benim yemeğim ne ki, dervişlere nasip olmuş, demiş.

Şeyh diyor ki;

Gusülsüzsen, gusül alana kadar dilinden bir an dahi La ilahe illallah'ı dilinden bırakmayacaksın. Devamlı zikir halinde olacaksın ki, kalbine Allah'tan başkası taht kurmasın. 

- Sohbet esnasında omzunuzda bir heybe olduğunu düşünün. Size lazım olanları heybenin ön gözüne, olmayanları arka gözüne atın.

 

HACI bıcı lakablı arkadaş bir gün Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri Malatya’da iken HACI bıcı demiş ki ŞEYHİM tartılak, ŞEYHİM tartılak demiş,bir yerde HACI  bıcı tartıya çıkmış,herhalde 100 kilodan fazla gelmiş,HACI bıcı kaba ve şişman adammış,şeyh tartıya çıkmış,HACI bıcıdan daha ağır gelmiş.EEE ŞEYHİM demiş,ben senden daha kabayım ve şişmanım demiş,ama sen benden fazla geldin deyince şeyh gülümsemiş{bu şeyhin yemesinden kaynaklanan şişmanlık değil,,}dir…

 

- Benim dervişlerim çalışarak yol alır. Ahlakınızı güzelleştirin, gıybetten, kibirden sakının. Hayvanı bile küçük görmeyiniz. Hep kendimizi küçük görelim. Kendini kötü bilen, iyidir. Ben iyiyim diyen, çok kötüdür. Kendini kusurlu bil

 

Şeyh Ali KARA Efendi Hazretleri bir sabah vakti erkenden dervişlerinin kaldığı odanın kapısına varmış ki içerisi dumandan gözükmüyor iki elini kapının yanlarına dayayıp çok sinirli bir şekilde odada bulunanlara dönerek Şeyh Osman’dan haya etmesem sigara içen buraya gelmesin derim…demiş

 

ŞEYH ALİ KARA Efendi bir gün dervişleriyle bir dervişinin mevlidi ne giderken yolda koyun otlatan çobanın sesini duyuyor çoban ise (bahçesinde iki elma beni al,onu alma)deyişini söylermiş dervişinin birini gönderip çobanı getirin diyor,çoban geliyor çobana diyor ki çoban kardeş az önce söylediğin o deyişi bir daha söyler misin diye soruyor,çoban da utandığından ilk başta söyleyemiyor,sonra ŞEYH ALİ KARA Efendi ile birlikte söylüyor,çobana dönüp he çoban he deyip sakalına aşağı göz yaşları akmaya başlamış,çoban o deyişi sevdiğinin üzerine ŞEYH ALİ KARA Efendi ise Şeyh Osman Nuri Bağdad-i Hazretleri’nin  üzerine getirmiş.

 

Dönemin Akçadağ müftüsü {Lütfü Ömer Efendi } ŞEYH ALİ KARA Efendi’nin tekkesine gelirdi,Şeyhe söz ile bulaştı,ve aynı gece ŞEYH ALİ KARA Efendi’nin tekkesinde kaldı,gece rüyasında{elini kızgın ateşe koyuyorlarmış,ve ŞEYH ALİ KARA Efendi’nin affeylermiş }bu müftü 400-500 adama da tesbih vermiş ALLAH ben beni deniyorum demiş ne görür gözüm,ne de ulaşır bir elim var,ALLAH zamanın gavsını gösterde biz ona tesbih  edelim,Allah{c.c}göstermiş ŞEYH ALİ KARA Efendi’’yi,oda burnumuzun önündeymiş de zamanın gavsı diyerek yarabbi çok şükür bu mesuliyetten kurtuldum demiş,arada birde ALİ EFENDİ küçükler büyüğü görmezmiş diyerek hatasını affettirmeye ve makattan kalkarak kurban bura senin yerin sen layıksın biz kimiz demiş.

 

Bir gün tekkede dervişlerine sohbet ederken dervişlerin hallerine bakmış ve sohbet bittikten sonra hanımı Hatice ana’ya ben bunlara nasıl bakam demiş,görmüyün mü hallerini Hatice anamızda ŞEYH ALİ EFENDİ YE dönerek HOCA dervişlerine bakasın demiş Bir sohbetinde de BU TARİKAT GARİB GELDİ, GARİB GİDİYOR DEDİ,demek ki hepimizin haline bakmış ve yoklamış ki hiç birimiz bu tarikattan ve efendimizden anlamamışız ve anlamamaya da devam ediyoruz bir sohbetinde de bahrililer için 40 yıldır gelip gidiyorlar amma daha ruhları 6{altı} aylık dedi..

 

"Keramet, suyun üstünde post serip namaz kılmak, kuşlar gibi havada uçmak, şiş vurmak, kelle kesip yerine koymak değildir. Kerametin en büyüğü kalblere Allah ve Muhammed (sav) sevgisini muhabbetini yerleştirmektir. Insanı gerçek iman sahibi edip, kemale erdirmektir." [ŞEYH ALİ{K.S}HAZRETLERİ] 

 

Bir maden mühendisi dağa nasıl bakar da onda madeni görür,tesbit ederse;bir evliyaullah da insana baktığında ondaki kabiliyeti görür ve tesbit eder" [ŞEYH ALİ{K.S}HAZRETLERİ]                                               

                                             

 

Nasıl yeryüzündeki her akarsuyun bir çıkış kaynağı varsa Allah`ın(c.c)rahmetinin kaynağıda allah dostlarıdır. [ŞEYH ALİ{K.S}HAZRETLERİ]                                               

  

Dilimizin söylediği gibi kalbimizin de Allah`ı (c.c)birlemesi gerekir. [ŞEYH ALİ{K.S}HAZRETLERİ]  

İnsan gönlünü Allah`tan gayri düşüncelerden arındırmadıkça hakiki tasdike ulaşamaz [ŞEYH ALİ{K.S}HAZRETLERİ]                                               

 

Şeyh Osman Efendi(r.a):''Ali'ye gitmeyen bana gelmesin....Allah bizi buraya Bağdat'tan Ali için gönderdi....''             

 

''Oğul Ali benim halifemdir,Ali'ye  gidin ders tarifini,talimini ondan alın...''

 

Dervişlerimiz kul hakkı ile haram lokma ile Ahirete gelmesinler...                                                                                                                                                                                               ]                                               

 

 Derviş tarikatta aklı nisbetince yol alır 

Derviş şeyhinin dediği gibi oturup kalkmadığı sürece derviş olamaz derviş dervişin gözü,kulağı olmalı,nasıl gözü olmadan göremez,kulağı olmadan duyamaz ise,derviş de derviş arkadaşsız olamaz.

 

Derviş ağyarla oturup kalkmamalı,benlik sıfatında olan dervişlerden uzak durmalı Derviş toprak olmalı,bedeni ibadete önem vermeli,derviş şeyhine sıdkı gönülden teslim olmalı ,cefayıda ,sefayıda hoş karşılamalı,derviş mert cesur ,doğru sözlü olmalı,derviş dervişliğini bilmeli,derviş nefsiyle mücadele etmeli,ruhu büyültmeli,nefsi baskı altına almalı

Derviş ALLAHIN kulu olmalı,nefsin kulu olmamalı

 

Derviş NAKŞİYE önem vermediği sürece tarikatta yol alamaz,derviş bu yolda canına kıymalı ki cananını (şeyhini) bulabilsin,  derviş tarikatına leke getirmemeli

 

Şeyh Ali KARA efendi Hazretleri'ne  Malatya dışındaki illerden gelen dervişleri sormuşlar, Şeyh Ali KARA efendi'ye sizden sonra halifeniz kim? Şeyh Ali KARA efendi  dervişlere dönüp bizim 63(altmış üç) tane çavuşumuz var,sizler bunların şeriatı düzgün olanlarla oturup kalkınız,yeri gelir çavuş beşerdir, yerinde kalır Dervişinin ALLAHA kadar yolu açıktır demiştir.

 Bir sohbetinde de derviş bir çalışır ise çavuş 10(on) çalışmalı ki dervişe örnek ola .

Düzenleme:Site Yönetimi

4614
0
0
Yorum Yaz