Sohbetinden Kesitler

2007-02-01 23:07:00

İslam dini çok büyük bir din,bu dinin hakikatini anlamak için evvela her şahıs bu dinin emir ve yasaklarını(alimlerden) öğrenecek ve bunu nefsine tatbik edecek;bununla beraber hakiki bir Mürşid-i Kamil’in elinde ve onun rehberliği altında da tevhid alfabesini öğrenecektir.Kul bunun gereklerini ne ölçüde yerine getirirse o nisbette Cenab-ı Hakk’a manevi yakınlık ve vuslata erişir.(Şeyh Ali Kara(K.S.) Efendi Hazretlerinin sohbetlerinden) 


Su,nasıl maddi hayatımızın ve ibadetimizin gerektirdiği her türlü temizliği sağlıyor ve bizi pak kılıyorsa,manevi hayatımızda Allah’ın(c.c.) nazargahı olan gönlümüzün temizlik ve paklığı da tevhidle(La ilahe illallah) olur.(Şeyh Ali Kara(K.S.) Efendi Hazretlerinin sohbetlerinden)

Dünya malının en kıymetlisi cevahirdir. İnsan vücudunun en güzel ve en kıymetli organı da gözdür.Ama, cevahir göze sürülürse gözü kör eder. İşte Allah’ın (c.c.) nazargahı olan kalbe de dünya sevgisi, mal sevgisi, para sevgisi konursa, Allah (c.c.) sevgisini öldürür, yok eder.(Şeyh Ali Kara(K.S) Efendi Hazretlerinin sohbetlerinden)


Her insanın bir çocukluk dönemi vardır. Bu dönemdeki sevgiye çocukluk sevgisi,” denilir.  İnsan o yaşta iken gerçek sevginin ne olduğunu bilemez. Üç dört yaşındaki oğlunuza, “oğlum sana gelin alayım mı?” dersiniz. Çocuk:  “He al baba,” der.  Siz de gidip dünyanın en güzel kızını gelin getirseniz, bir masaya da şeker, çikolata, balon ve oyuncak hazırlasanız, “gel oğlum istediğin gelin şu odadadır,” deseniz, çocuğun gideceği yer masadaki şekerler, oyuncaklar olur.  Onların sevincinden geline dönüp bakmaz bile.  Çocuğun o yaşlarda sevgisi evlilik düşüncelerinin çok üzerindedir.  Ama çocuğun delikanlı olup da evlilik zamanı gelince, gelini bırakıp da oyuncağa şekere bakmaz bile .İşte insan da, ibadette,zikirde çocuk kalırsa Allah’ın (c.c.) sevgisine tıpkı o çocuk misalinde olduğu gibi yönelmesi söz konusu olamaz.İbadeti zayıf insanın muhabbeti, hep dünya zevki ve dünya malına yönelik olur.  Marifet çocukluk zevklerinden kurtulmak,Hakk sevgiye yönelmektir.

Şeyh Osman Efendi'nin Halifesi Şeyh Ali Efendi'ye teslim olan Malatya Darendeli Hacı Efendi, bir derviş arkadaşı ile yanında hasta oğlu Adil olduğu halde Şeyh Ali Efendi'nin ziyaretine gider. Geceyi yakın bir köyde geçirir ve akşam namazını daha fazla geciktirmemek için yemekten sonra ağzını yıkamadan namaza durur ve imamlık yapar. Dişlerinin arasına sıkışmış bir bulgur danesi namazda diline dolaşır.. Aşağı Örükçü'ye Şeyh Ali Efendi'nin huzuruna gelir ve Şeyh Ali Efendi, Hacı Efendi'nin kulağına eğilir; "Bir daha ağzını yıkamadan namaza durma, akşam namazında seni bir bulgur danesi Allah'ın huzurunda rahatsız etti" der... Hacı Efendi ağlar, tövbe eder...(Şeyh Ali Kara(K.S) Efendi Hazretlerinin sohbetlerinden)(Misal vermiştir)
Devam Edecek....

3756
0
0
Yorum Yaz